Hakkında Yazılanlar | Yazılar

BİR DİL ADAMI[i] | Cemal Süreya

Soyut'un Mart sayısında Ragıp Gelencik'in "Türkçe'nin Olumsuz Sözcük Sorunu" başlıklı yazısını ilgiyle okudum.[ii] Bugün dil sorunlarıyla, Öz Türkçe sorunlarıyla ilgilenen yazarlar arasında Ragıp Gelencik'in ayrı bir yeri var. Dil devriminin bir çeşit özeleştirisini yapıyor o. Şimdiye dek Öz Türkçeden yana yazarların çabalarında genellikle bir kavga tavrı vardı. Bu kavganın yeni sözcüklerin tutunmasında, dil devriminin birçok aşamayı geride bırakmasında büyük rolü olmuştur kuşkusuz. O tavır olmasaydı bugün gelinen yere öyle kolaylıkla gelinemezdi. Ama, işte, dil devrimi bir yerde kesin bir zafere ulaştı sayılır. Bu aşamada sorunları ele almak, yapılanlara eleştirel bir gözle yaklaşmak da zorunlu artık. Hiç değilse kavga tutumunun yanında buna da gerek var. Ragıp Gelencik'in çalışmalarında bunu görüyoruz. Serin bir mantıkla irdeliyor her şeyi, her yeni sözcüğün dil içindeki organik yerini arıyor. Bu ara Ankara'da bir iki arkadaşla çıkarmayı tasarladığımız üç aylık dergide dil yazılarını o yazacaktı. Sonra o dergi düşüncesi gerçekleşmedi. Ragıp Gelencik de hazırladığı yazıları Soyut'ta yayımladı. Ragıp Gelencik ayrıca düzenli olarak bir "dil günlüğü" tutuyor. Böylece dil üstüne her gün düşünme, bilincini dil içinde sürekli olarak devindirme olanağı bulduğunu söylüyor. Bu da onun işi nice sıkı bir biçimde ele aldığının başka bir kanıtıdır.[iii]

Ragıp Gelencik'in dil yazılarındaki çözümsel gücü ondaki iç içe geçmiş birkaç oluşuma bağlıyorum ben; edebiyatçıdır, eskiden öyküler yazardı (Cumhuriyet gazetesinin öykü ödülünü almıştı), bir iki yabancı dili çok iyi biliyor; çevirmen olarak büyük bir deneyi var; mesleki oluşumunu da eklemek gerek bunlara; öğrenimini doğa bilimleri dalında yapmıştır; öğretmenliği, bürokratik deneyi vardır. Ama asıl önemlisi deneylerini, bilgilerini, yeteneğini dil sorunlarında bütünleyebilmesi. Sanıyorum, Ragıp Gelencik'in önemi gün günden daha iyi anlaşılacak. Bilmem biliyor musunuz, Ragıp Gelencik onun dil yazılarında kullandığı takma adıdır.

Türk Dil Kurumu'nun böyle değerli düşünürleri kendi çatısı altına almamış olması, kendi çalışmalarında onların katkılarından da yararlanmamış bulunması biraz şaşırtıcı geliyor kişiye. Kurum'un yönetim kurulu üyelerine onun Darvin'den yaptığı çevirileri okumalarını salık veririm: Kavramlar üstünde yapılmış en tutarlı bir Türkçe araştırması da göreceklerdir onlarda. Ayrıca yine Soyut'un eski sayılarında yayımladığı Batı kaynaklı sözcüklere bulunan karşılıklarla, "ve bağlacıyla" ilgili araştırmaları benim için çok aydınlatıcı yazılar olmuştur.

Türk Dil Kurumu, Ragıp Gelencik gibi yazarları kazanmalıdır diyorum. Bu yalnız üyeliğe çağrıyla değil, başka yollarla da olabilir. Kurum kendi olanaklarından yararlandırarak dil üstünde düşünen, ve bugün sayıları hiç de az olmayan değerli araştırmacılarla çalışmalar yapabilir. Bir ara Asım Bezirci de dil üstüne ilginç çalışmalar yapıyordu. Kurum hiç ilgilenmedi. Hatta sanırım, Asım Bezirci'nin üyelik dilekçesini de geri çevirdi. Kuşkusuz, Asım Bezirci'nin dil çalışmalarını bırakması bu olayla ilgili değildir. Ama Kurum'a üye olarak alınsaydı belki de büyütecekti o çalışmalarını.

Türk Dil Kurumunda çok değerli dil uzmanları var. Bunlara yenilerinin katılması ancak yarar sağlayabilir. Geçende Birinci Dil Kurultayı'nın tutanaklarına göz gezdirdim. Bir de son kurultayınkine. Niye saklayayım, içim sızladı. Birinci Kurultay'daki coşku yerine, siyasal parti kongrelerindekileri anımsatan dil dışı tartışmalar sonuncusunda.


i Cemal Süreya, "Bir Dil Adamı", Günübirlik, Politika (gazete), 2 Nisan 1976.

Ayıca bkz.: Cemal Süreya, "'Günübirlik'ler (Toplu Yazılar II)", 2. baskı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, Mart 2013, s. 145-146.

ii Öner Ünalan'ın "Türkçenin Olumsuz Sözcük Sorunu" adlı yazısını okumak için buraya tıklayınız.

iii Öner Ünalan dil günlüklerini 1999 Ekiminde "Dil Günlüğü" adıyla kitaplaştırmış, kitap, Öner Ünalan'ın ölümünden bir yıl sonra, Ocak 2012'de Evrensel Basım Yayın'ca yayınlanmıştır. (Kitapla ilgili bilgi için buraya tıklayınız.)